İşte T-box'ın dâhisi, İşte T-box'ın dâhisi Mağazaları , İşte T-box'ın dâhisi iletişim , İşte T-box'ın dâhisi telefonları , 2011 İşte T-box'ın dâhisi ürünleri , yeni sezon İşte T-box'ın dâhisi ürünleri
İşte T-box'ın dâhisi
Bir yılda 3 milyondan fazla satarak
İşte T-box'ın dâhisi
Bir yılda 3 milyondan fazla satarak tüm dünyayı peşine takan T-box'ı üreten makinenin mucidiyle görüştük. Cem Boyner'in fikrini hayata geçirmek için babasıyla birlikte bir makine geliştiren Fazıl Uysal, yeni ürünler için sokaktan geçen birinin bile fikrine açık olduklarını söyledi.
Isınan hava genleşir buna mukabil sıkıştırılan tişörtT-box'laşır' ya da 'Tişörtün buruşuk dediler, sevdiğimi vermediler` gibi birçok sloganı var T-box'ın. Özel bir teknolojiyle sıkıştırılarak, minicik kutulara sığdırılan T-box'ın ünü kısa sürede dünyaya yayıldı. 1 yılda satışlarını 7`ye katlayan T-box'ı satmak için sıraya giren dünyaca ünlü yabancı markalar arasında Benetton da var. Tüm mağazalarında kendi markası dışında hiçbir ürünün satılmasına izin vermeyen Benetton, T-box`ı dünyadaki bütün satış noktalarında satmak için Boyner Grubu'yla görüşüyor.
Başta meraktan ya da hediye olarak alınan T-box'ların arkasında hem teknik hem de pazarlama anlamında yaratıcı bir ekip var. Türkiye`de bugüne kadar denenmeyeni gerçekleştiren bu ekibin en önemli isimlerinden Fazıl Uysal aynı zamanda T-box'ı üreten makinenin de mucidi. Uysal'ın verdiği bilgiye göre, tişörtle başlayıp ikili atlet, havlu, bluz, g-string, şal, gömlek ve son olarak da prezervatifle çeşitlenen T-box'lara, 15 günde bir yeni ürün ekleniyor. Önümüzdeki günlerde franchise da vermeyi düşünen marka, özellikle büyük alışveriş merkezlerinde mobil franchise denen yeni bir satış tekniği üzerinde çalışıyor. Makinesinden ipliğine, esprilerinden tasarımına yüzde yüz Türk emeği ve beyninin ürünü olan T-box`ı anlatan Ürün Müdürü Uysal, 'Kim bilir? Belki bundan sonra, T-box'ların içinden Viagra ya da hamburger bile çıkar. Ama preslemeye gerek kalmayan yeni ürünler de satacağız' dedi. Uysal, Amerika'da sokaklarda, kemer satarak tekstil işine giren farklı bir mühendis. Uysal, 8 yıldır Boyner Grubu'nda çalışıyor.
Cem Boyner`in tüm isteklerine evet dedim
Yıldız Teknik Üniversitesi`nde makine mühendisliğinde okuduktan sonra Amerika`ya işletme masterı yapmaya giden Fazıl Uysal, T-box`ın doğuşunu şöyle anlattı: `ABD`de okul parasını kemer işine yatırdığım için master yapamadan geri döndüm. Ama bu arada, New York sokaklarında kemer satarak, tekstili öğrendim. Türkiye`ye döndüğümde de Boyner Grubu`nda çalışmaya başladım. Benetton ve Limon`un penye üretim müdürlüğünü yaparken Cem Boyner`den T-box projesi gelince hiç çekinmeden evet dedim. Bana, böyle bir makine yapabilir misin? diye sordu. 3 ay içinde sistemi otomatik hale getirmeni istiyorum dedi. Ben de her söylediğine düşünmeden evet dedim. Şimdi ne kadar büyük risk aldığımı anlıyorum. 2002`in Kasım`ında ilk çalışmalarına başladık. Ar-Ge aşaması uzun sürdü.
Cem Bey her zamanki gibi 1 milyon adet hedef koydu. T-box`ın makinesini yaratırken en çok mühendis olan babamdan yardım aldım. Babamla birlikte T-box`ın makinesini icat ettik. Bugün, 9 kişiyle günde 20 bin tane T-box üretebiliyoruz. Aynı anda 3 farklı ürünü basabiliyor. Bu işin yüzde 50`si teknik yüzde 50`si moda. Bir tek bozuk paralar elle konuyor. 1 milyonla başladık 3.5 milyona çıktık. Kar eden, katma değer yaratan bir markayız. Kimsenin aklına gelmedi tişörtü o şekilde yapmak. Kullandığımız kumaş Türkiye ve dünyanın en kaliteli kumaşı. Cem Bey`in çok büyük desteği oldu. Benimle demir atölyelerine geldi. Beni yoldan alıp, makineleri görmeye gittik. Örneğin, g-string`leri yaptık, ama bir kutuya 7 tane sığmadı, 6`lı yapalım dedik, onu da fiyatı 19 milyon 950 bin lirayı aşıyordu. 5`li kutularda karar kıldık. Peki bunu nasıl anlatalım dedik, `Cumartesi-pazar serbest olsun` önerisi ortaya atıldı. Fikri de Cem Bey`in eşi Ümit Boyner buldu.
İskandinavlar Beymen`de görmüş, hemen istemiş T-box`ı sadece Türkiye`de değil, dünya pazarlarına satma hedefiyle yola çıktıklarını söyleyen Fazıl Uysal, yurtdışına çok önemli ihracatın olduğunu söyledi. Uysal şöyle dedi: `Şu anda, üretimimizin yüzde 70`ini ihraç ediyoruz.T-box`ın esas hedefi dünya markası olmak. İtalya, Rusya, İsveç, Yunanistan, Fransa, Kanada ve Hollanda`ya ihracat yapıyoruz. Çok daha farklı pazarları hedefliyoruz. İlk yıl bir milyon adet satış hedefimiz vardı. Bu seneki hedefimiz 3.5 milyon. Şimdiden 3 milyonu geçtik. Hatta, bu yılın yarısında, bu rakamın 2 kat üstüne çok rahat çıkabileceğimizi tahmin ediyoruz.
Tesadüfen Beymen`de alışveriş yaparken İskandinav işadamları T-box`ı çok beğenmiş, yatırım yapmak istiyorlar. Şimdi T-box`ı, İsveç ve Finlandiya`ya adapte etmeye çalışıyoruz. Yurtdışına, sadece ürünü değil felsefeyi de ihraç etmek zorundayız. Örneğin, paketin içindeki kullanım talimatnamesi çok tuttu. Şimdi o ülkelerin dilinde espriler üretmeye çalışıyoruz.
Dünya Benetton`larına girecek T-box`ın, tüm dünyadaki Benetton`larda satılması için görüşmelerin devam ettiğini söyleyen Uysal, `Benetton, dünyada kendi markası dışında hiçbir markayı mağazaya sokmuyor fakat Türkiye`de ilk defa T-box`ı sattı. Onun haricinde bizimle çalışmak isteyen çok büyük yabancı markalar var. Dünyadaki birçok mağaza zincirinde T-box`ları pazarlamayı ve tüm dünyada yeni bir akıma imza atmayı amaçlıyoruz` dedi.
Kiosklarda prezervatif ve g-string Preslenmiş ambalajıyla Rusya`da büyük ilgi gören, T-box`lara en çok Rus kızlarının ilgi gösterdiğini söyleyen Uysal, `Üzerinde en çok yoğunlaştımız pazar Rusya. Türkiye`deki gibi Rusya`da da en çok g-string ve prezervatif satılıyor. Rusya`da eylül ayında mağaza açmayı planlıyoruz. Şimdiye kadar l 1 milyon adet prezervatif satıldı. Yurtdışına da prezervatif ihraç ediyoruz` dedi. Uysal, çok yakında T-box`ların satılacağı özel kioskları belirli noktalara yerleştireceklerini ifade etti. Uysal, `Her an her şey olabilir` dedi.
Sırada mayo ve ipek elbise var
Tişörtle başlayıp ikili atlet, havlu, bluz, g-string, şal ve gömlekle çeşitlenen T-box ürünleri arasına bu yaz, mayo, paroya ve şapkalar da ekleniyor. Uysal, `T-box dedik adına ama iş tişörtü aştı. Yazın bikinimiz var, paroyamız var, çanta, şapka. Bunların paketlemeleri farklı. Basılmak zorunda olmayan ürünler de olacak. Sürekli yeni ürünlerle seriyi geliştireceğiz. Şimdiye kadar deneme amaçlı ipek elbise de bastık ceket de. Bundan sonra T-boxmarkası altında çok farklı ürünler görebilirsiz. İlla da preslenecek bir ürün olması gerekmiyor.`
15 GÜNDE BİR YENİ ÜRÜN
Yeni paketleme, yeni ürünler bunlarla ilgili her taraftan fikir alıyoruz. Sokaktaki çocuk, avukat, doktor, anneanne, herkesin fikrine açığız. Bununla ilgili bir yarışma düzenleyeceğiz. Hedefimiz her 15 günde bir yeni ürün geliştirmek. Markayla bütünleşen, ona karakter kazandıran reklam metinlerini Rafineri Reklam ajansı yazdı. T-box`ın biraz hırçın, edepsiz, mahalle çocuğu karakteri var.